Haberler

Gençler Soruyor 'un Konuğu Prof.Dr. Metin GÜMÜŞ
Yeni Sanayi Devrimi Endüstri 4.0

"Gençler Soruyor" Röportaj Dizisinde İkev Esenler Yükseköğretim Erkek  Öğrenci Yurdu öğrencilerimiz

" YENİ SANAYİ DEVRİMİ ENDÜSTRİ 4.0" Teknolojisini Marmara Üniversitesi Öğretim üyesi ve Tekder İl Başkanı

Prof.Dr. Metin GÜMÜŞ hocamıza sordular...

 

31.01.2018 14:00        

Röportaj 

M.Tarık Bahar, Yıldız Teknik Üniversitesi Matematik Mühendisliği

Yasin Özer, Yeniyüzyıl Üniversitesi Tıbbi Görüntüleme Teknikerliği

 

ENDÜSTRİ 4.0

1) Endüstri 4.0 size ne ifade ediyor?

Endüstri 4.0 bir vizyonu ifade eder. Endüstri 4.0 ilk defa resmi olarak Almanya tarafından 2013 yılında gündeme getirilmiştir. Endüstri 4.0; iş süreçlerinin veriye dayalı bilimsel metotlarla yönetildiği, nesnelerin interneti, büyük veri ve makinalar arası iletişim gibi yeni teknolojilerin birlikte kullanılması ile ortaya çıkan yeni sanayi devrimine verilen isimdir. Veya diğer bir tanımla; hammaddeden nihai ürüne, lojistiğe, ürünün müşteriye teslimine, müşteriye servis hizmetinin verilmesine ve ürünün geri dönüşümüne kadar üretimde; insan, makine ve teknolojinin gerçek zamanlı olarak entegrasyonunu ifade etmektedir.

 

Endüstri 4.0 birtakım tehditlere yönelik alınması planlanan teknoloji içerikli tedbirler yumağı olarak ta değerlendirilebilir. Son yıllarda üretimde, doğu batıyı geçmiş durumdadır. Doğunun bu tehdidi olmasaydı insanlık bu dönüşümü bu kadar hızlı yaşamayabilirdi. Bu sorunu çözmeye yönelik çabalar Endüstri 4.0 kavramını oluşturmuştur. Nedir bu çabalar:

 

Üretimde hız, “time to market”; yani Ar-Ge ve inovasyon prototip üretimini o kadar hızlandırılmalı ki doğu bu gelişmeyi takip edemesin.

 

Üretimde esneklik: Doğunun en büyük avantajı ucuz iş gücü kaynağı. Seri üretim bantları oluşturuluyor, bunların başına işçiler koyuluyor ve seri, tek tip üretim gerçekleştiriliyor. Batı, tüketici taleplerini daha çok dikkate alan ve daha çok rekabetçi, kişiye uygun, esnek bir üretim gerçekleştirmek istiyor.

 

Üretimde verimlilik: Temel espri Çin’den daha ucuz nasıl üretilebilir. Bu, üretim tesislerinin büyük bir çoğunluğu Çin’e taşınmadan önce neden düşünülmedi? Tabii ki, nedeni yeterli teknolojiye sahip olunmamasıydı. Çin’den daha ucuz üretmenin yolu kas gücünü sistemden çekmektir. İnsan sistemden çekilince üretim de mükemmelleşmektedir. Ve aynı zamanda sistem olmadığı kadar ucuzlamaktadır. Çünkü pahalı olan iş gücüdür.

 

Endüstri 4.0 Ne İçeriyor:

Endüstri 4.0 ile müşterinin; istediği özellikteki ürene ve hizmete (bireyselleşme, kişiye özel ürün geliştirme) daha hızlı, daha kolay, daha kaliteli ve daha ucuz (seri üretimden daha ucuz) ulaşması sağlanabilmektedir. Yaşam döngüsü izlenebilir hafızaya sahip ürünler ile işletmelerin ise, daha verimli ve dolayısıyla daha rekabetçi olmaları sağlanmaktadır.

 

Yaşam döngüsü izlenebilir hafızaya sahip ürünler; üretime hangi ana parçayla başlayacak, hangi üretim proseslerinden geçecek, hangi komponentler ilave edilecek, üretim hangi tarihte tamamlanacak, hangi müşteriye gidecek, hangi kullanım şartlarından geçiyor, hangi bakımlardan geçti, hangi onarımlardan geçti, arıza yapma olasılığı nedir, ne kadar kullanım ömrü kaldı ve geri dönüşümü ne zaman ve nasıl gerçekleşecek gibi bilgileri bu hafızasında taşıyacak. Üretime bu özellikler Endüstri 4.0 ile geliştirilen ve burada bahsedeceğimiz sistemler ve kavramlar ile sağlanmaktadır:

  • Siber fiziksel sistemler (Cyber Physical Systems)
  • Tüm Sistemlerin Entegrasyonu (Vertical & Horizontal Integration)
  • Otonom Robotlar (Autonomous Robots)
  • Nesnelerin İnterneti (Internet of Things, IoT)
  • Büyük Veri ve Analitic (Big Data & Analytics)
  • Bulut (Cloud)
  • Arttırılmış Gerçekçilik (Augmented Reality)
  • 3B Yazıcılar (Additive Manufacturing, 3D Printing)
  • Siber Güvenlik (Cyber Security)
  • Esnek Toptan/Seri Üretim (Customized Mass Production):
  • Açık Üretim (Open Production)
  • Yıkıcı Yenilikler (Disruptive Innovation)
  • Karanlık Fabrikalar (Light out Factories)

 

2) Türkiye Endüstrisi,  Endüstri 4.0.’ın neresindedir?

Sektörel gereksinimleri hızlı, güvenilir ve yenilikçi bir anlayış ile karşılamaya çalışan endüstri sektörümüz, hızla gelişen teknoloji olanakları sayesinde yeni bir sanayi reformu olan Endüstri 4.0 dönemine ayak uydurmaya çalışmaktadır. Üretim teknolojilerinde gelişen dijitalleşme, endüstriyel girişimlerin gelecekle uyumlu olması için yeni imkanlar oluşturuyor. Kısacası Endüstri 4.0 kendini Ülkemizde gerçekleştirmeye çalışıyor. Bu vizyonun birçok unsuru bugün hazır ama bu unsurların entegre bir bütün olarak birleştirilmesi gerekiyor. 

 

Hızla gelişen dünyaya ayak uydurmaya çalışan Ülkemiz üretkenlik, verimlilik, kalite ve dijitalizasyonu artırmak için endüstriyel üretimi daha da profesyonelleştirmeye çalışmalıdır. Üretim süreçlerine dijital teknolojilerin dahil edilmesi üretim gücünü hızlandırıp artıracaktır. Ekonominin büyümesi, ithalat-ihracat dengesinin değişmesi, farklı iş alanlarının oluşması şu an bildiğimiz sistemde önemli değişikliklere yol açacaktır. Akıllı üretim süreçleri, akıllı ürünler ve uzaktan müdahale edilebilir sistemler, üretim süreçlerine yüksek seviyede esneklik sağlayacaktır. Aynı zamanda müşterilerin sisteme entegre edilmesine imkan vererek, müşteri istekleri doğrultusunda düşük maliyetlerle özelleştirilebilen ürünler üretilmesinin de yolunu açacaktır. Endüstri 4.0, modüler yapılı akıllı fabrikalarda, fiziksel işlemleri siber-fiziksel sistemler ile izleyerek, nesnelerin birbirleriyle ve insanlarla iletişime geçmesini ve bu sayede de merkezi olmayan kararların verilmesi sağlanabilecektir.

 

Türkiye’de, hızlı bir sektör olmasından dolayı şu an otomotiv sektöründe kullanılmaya başlanan Endüstri 4.0 konsepti, ürünlerin pazara çıkış sürelerini kayda değer oranlarda düşürmektedir. Endüstri 4.0 kapsamındaki çalışmalarla gelişmekte olan bir ülke olarak Ülkemizdeki endüstri sektöründe daha verimli üretim, pazara çıkış süresinde kısalma ve daha fazla esneklik sağlanması hedeflenmelidir.

 

Ülkemizdeki endüstriyel girişimlerin daha üretken, daha verimli ve böylece uluslararası arenada daha rekabetçi olmaları gerekmektedir. Bunun için önemli tedbirler almak gerekir. Örneğin Türkiye’nin 2023 yılında dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yer alması için yılda ortalama yüzde 8,5 oranında büyümesi gerekiyor. Bu büyüme, teknolojilerin etkin ve verimli kullanımıyla mümkün olabilir.

 

 3) Sanayimiz bu dönüşüm için hazır mı?

Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşma noktasında Endüstri 4.0’ı ıskalamaması gerekmektedir. Endüstri 4.0 aslında bizim elimizde olan imkânların optimize edilerek revize edilmesidir. Türkiye’nin teknolojiyi ithal ederken, yüksek katma değerle birlikte ihraç eden ülkeler arasına girebilmesi için Endüstri 4.0 büyük önem arz etmektedir. Son dönemde artan Ar-Ge teşviklerinin de katkısıyla teknoloji altyapılarını geliştiren firmalarımız bu yeniliğe kısa sürede adapte olabilir. Ülkemizin kısa, orta ve uzun vadeli ekonomik hedeflerini yakalaması için katma değeri yüksek ürün üretimine ağırlık vermesi gerekmektedir.

 

Ülke olarak Endüstri 4.0’ın farkında olmalı ve ülkemizin gelişen teknolojiyi yakalama açısından Endüstri 4.0’ı içselleştirmek gerekir. Çalışmaların odak alanlarının ne olacağı belirlenmesi gerekir. Teknoloji açısından iletişim ve siber güvenlik standartlarının, yetkinliklerin ve genç nüfusu nasıl yetiştireceğimizin belirlenmesi gerekiyor.

 

Endüstri 4.0 başlığı altında devrim niteliğinde değişiklikler ve benzersiz olanaklar vaat eden bu teknoloji dalgasını yakalamak için; veri üreten noktalar, üretilen veriyi aktaran haberleşme altyapısı, aktarılan veriyi işleyip raporlayan büyük veri yazılımları ve makinalar arası iletişimi sağlayan bir haberleşme ağı oluşturulmalıdır.

 

4) Şu anda Endüstri 4.0 Devriminin hangi aşamasındayız?

Birinci sanayi devrimini 2-3 yüzyıl, ikinci sanayi devrimini 150 yıl, üçüncü sanayi devrimini ise 30 yıl ıskaladık. Endüstri 2.0 tamamladık çünkü her yerde elektrik var. Ancak halen insan ağırlıklı üretim yapıyoruz. Endüstri 3.0 uygulayan çok sayıda fabrikalarımız var. Otomotiv, elektronik, beyaz eşya, savunma sanayi bunların öncülüğünü yapıyor.

 

Bu dördüncü sanayi devrimini ıskalamamız gerekiyor. Bununla ilgili bir bilinç var ancak somut tedbirler almamız gerekiyor. Çünkü bilim ve teknoloji çok hızlı gelişiyor. Günümüzde 10 yıllık bir geri kalışı telafi etmek çok zor. Bu nedenle ülke olarak endüstrimizi 3.0’dan 4.0’a çıkarmanın yol haritasını belirlememiz gerekiyor.

 

Bütünsel bir yaklaşım içerisinde bu vizyonu hayata geçirmek için tüm Dünya’da yoğun bir şekilde ürünler, standartlar, uygulama pratikleri geliştirilmektedir. Endüstri 4.0 Devrimi’ni yakalamak için işletmelerin önünde tek bir yol haritası yoktur. Şirketler ancak kendi misyonları, vizyonları, üretim alanları ve yeni iş modelleri doğrultusunda belirleyecekleri stratejiler ile Endüstri 4.0’a ulaşabilirler.

 

5)Türkiye'de Endüstri 4.0'ın anlam ve önemi nedir?

Endüstriyel değişimlerin ürün geliştirme süreçlerini yeniden tanımlama zorunluluğu getirmektedir. Bu süreçte hayal (tahayyül), zihinde şekillendirme (tasavvur), fikir-tasarım (taakkul), tasarım doğrulama (tasdik), inovasyon, proje, prototip, ürün, marka ve pazar süreçleri gelişmiş, bugün herkesin konuştuğu ‘Endüstri 4.0’a yani nesnelerin interneti çağına ulaşmıştır. Endüstri 4.0’ın sanayinin dijitalleşme ve bilgisayarlaşma aracılığıyla yüksek teknolojiyle donatılmasını sağlamıştır. Bu devrim, nesnelerin interneti aracılığıyla makinaların birbirleriyle iletişim kurabileceği yeni bir dönemin başlangıcıdır. Böylelikle elde edilen yeni teknoloji sanayinin geliştirdiği iş modellerini, üretim zincirlerini ve sanayinin kendisini de kökten değiştirecektir. Nesnelerin interneti; halen akıllı şehirler, akıllı şebekeler, akıllı ev sistemleri, karanlık fabrikalar, otonom sürüş gibi alanlarda kullanılmakta ve başarılı uygulamalar ile yaygınlaştırılması hızla devam etmektedir.

 

Ülkemizde Endüstri 4.0 henüz başlangıç aşamasında olmasına rağmen,  ileri teknoloji, sanal süreçler ve yüksek optimizasyon imkanları sunması ile; ekonomik büyüme, istihdam, sosyal istikrar, kalıcı değer, iş güvenliği ve daha fazla verimlilik, dolayısıyla yüksek yaşam standartları sağlamak için ürünün tasarımından servisine kadar tüm aşamalarda maksimum verimlilik ve üretkenlik sağlama potansiyeli taşıyor. Endüstri 4.0 ile birlikte, yeni ürünlerin pazara sunma süresi %50’ye kadar azalabilirken, Ar-Ge giderleri %30’a kadar düşebilecek ve enerji tasarrufu %70’e kadar sağlanabilecektir. 

 

Günümüzde işletmeler büyük yatırımlar yapar ve seri üretime başlayarak gelir elde etmeye çalışırlar. Bunları yapabilmek çok kolay değildir. Endüstri 4.0 getirdiği üç boyutlu baskılar ve nesnelerin interneti gibi kavram ve teknolojiler ile Ar-Ge ve inovasyon çok daha ucuza yapılabilmekte, dijital pazarlama araçlarıyla sunulabilmekte ve farklı dağıtım araçları kullanarak müşteriye ulaştırılabilmektedir. Bu imkanlar; kompleks bir ürünün Ar-Ge ve üretiminin çok kısa zamanda, düşük maliyete ve çok az iş gücü kaynağı ile gerçekleştirilme imkanını sunuyor. Dolayısıyla günümüzde kobiler büyük şirketlerle ile rekabet edebilir. Bu sanayimizin büyük ağırlığını oluşturan kobiler için önemli bir avantaj oluşturmaktadır.

 

Tüsiad’ın 2016’da yayınladığı “Türkiye’nin Küresel Rekabetçiliği için bir Gereklilik olarak Endüstri 4.0 : Gelişmekte Olan Ekonomi Perspektifi” isimli raporda, çarpıcı rakam ve tespitlere yer verilmiştir :

  • İhracatımızın, ithalata bağımlılık oranı %62 seviyesinde ve artmaktadır.
  • Yüksek teknoloji içeren ürünlerin ihracattaki payı yalnızca %4  AB ülkeleri arasında bu oran %10-25 arasındadır.
  • AB, ihracatımızın içinde %50 paya sahiptir. Türkiye’nin ucuz işgücü nedeniyle halen sahip olduğu %2 ile %23 arasındaki rekabet avantajının, AB’de de gerçekleşen Endüstri 4.0 uygulamaları nedeniyle kaybolma tehlikesi vardır.
  • Türkiye’de Endüstri 4.0 alanına yapılacak 15 Milyar TL yatırım sayesinde %4-7 verimlilik artışı ile 10 yıl içinde 200 Milyar TL’lik GSYİH artışı yakalanabilir.

Bu hususlar, Ülkemizin katma değerli ürünler üretmesinin bir zorunluluk olduğunu ve bunun ancak Endüstri 4.0’a geçiş ile mümkün olacağına işaret etmektedir.

 

6)İnsansız bir endüstriye doğru mu yol alıyoruz? Sizce Endüstri 4.0 ile birlikte istihdam sorunu yaşanacak mı? 

Endüstri 4.0 modelinin hayatımıza girmesiyle bir takım değişiklikler muhakkak yaşanacaktır. Endüstri 4.0 ile üretim paradigması, istihdam modelleri, ödeme sistemleri, ürünler, üretim modelleri gibi birçok konuda değişiklikler olacaktır. Kurumlar ve bireyler, makineler ve insanlar arasındaki ilişkiler yeniden tanımlanacaktır. Endüstri 4.0 bazı tehditleri beraberinde getirmektedir. Sanayi 4.0’la birlikte veri güvenliği problemleri, özel işletme verilerinin güvenliği, sistem sürekliliği, istihdam gibi konularda bazı sıkıntılar yaşanabilir.

 

Endüstri 4.0’ın gerektirdiği dönüşümler önceden ön görülüp ona göre tedbirler alınmaz ise, kas gücü diğer ifadeyle mavi yaka çalışanlar teknoloji ithalatı ile üretimden çekildiğinde işsizlik artabilir. Ancak tüm alanlarda gerekli tedbirler alınırsa, stratejik planlar belirlenirse, gençlerimiz bu dönüşüme göre yetiştirilirse, birçok disiplini içeren (codiscipliner) geleceğin meslekleri (Veri Madenciliği Mühendisliği, Sosyal Medya Uzmanlığı vb.) öngörülüp gençlerimiz bu alanlara yönlendirilirse işsizlik problemi oluşmaz. Hatta sanayinin büyümesi ve iş hacminin artması nedeniyle istihdamın artması gündeme gelir.

 

Ancak istihdam ile ilgili benzer endişeler Endüstri 2.0 ve 3.0’da da yaşanmıştı. Tarımda makinaların kullanılması, üretimde otomasyonun kullanılması benzer endişeleri gündeme getirmişti. Ancak o günden bu güne çalışan sayısı azalmamıştır. Sadece yapılan işler form değiştirmiştir. İnsanlar tarafından yapılan ancak makinaların yapması gereken işleri makinalar yapmaya başlayacaktır. İnsanlar daha çok bilişsel ve yönetimsel alanlara kayacaktır. Seri üretim hatlarında işçilerin ömrü boyunca aynı şeyi periyodik olarak yapması insani bir durum da değildir. Ancak vahşi kapitalizm bir insana ömrü boyunca bir vidayı sıkmayı reva görebilir. Bunların robotlar tarafından yapılması daha uygun. İnsanları diğer mahlukattan ayıran en önemli yönünü yani aklın daha yoğun kullanıldığı işleri yapması insan fıtratına da daha uygundur. Artık insanoğlunun kas gücünün değil, bilgisini görgüsünü, öngörü kabiliyetini, problem çözme kabiliyetini, kritik ve analitik düşünme kabiliyetini, inovatif ve creative düşünme kabiliyetini, takım kurma ve yönetim kabiliyetini, mühendislik ve programlama kabiliyetini ön plana çıkarması beklenilecektir.

 

7)Herhangi bir Endüstri 4.0 projesine başlamak için en iyi yol nedir?

Bunun için bireylere veya kurumlara tavsiye edilebilecek tek yöntem yoktur. Bu şartlara göre değişiklik gösterir. Öncelikle yöneticilerde farkındalığın oluşması ve ardından tüm bireylerde içselleştirmenin oluşması gerekmektedir. Bunun üçayağı bulunmaktadır. Yönetim (şirket sahipleri), iş birimleri ve bilgi teknolojileri birimleri beraber düşünmeli, beraber çalışmalı ve Endüstri 4.0 gerektirdiği alt yapı çalışmalarını oluşturmalıdırlar.

 

8) Bu alanda eğitim alan gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?

Gençlerimizin küreselleşen dünyada çağın gerekliliklerine göre donatılmış bireyler olarak yetişmesi; Endüstri 4.0’ın çalışma alanlarına yaptığı etkileri ön görmek ve kendilerini bu değişimlere göre hazırlamalarını gerektirmektedir. Dünya Ekonomi Forumu’nun yayınladığı raporda, 2020’de beklenilen en iyi 10 becerinin günümüz önemli becerilerinden farklılıklar göstereceği belirtilmiştir. Bu rapordan hareketle gençlerimiz bu becerilerini geliştirmelidirler.

 

 

Endüstri 4.0’ın sağladığı hızlı gelişme şu an adını bile bilmediğimiz geleceğin yeni mesleklerini gündeme getirmektedir. Birkaç sene öncesine kadar hayatımızda olmayan birçok yeni meslek tanımı hayatımıza girmiş durumdadır. Bu mesleklerin hepsinde sözü edilen beceriler önemli olacaktır.

 

Günümüzde, Dünyadaki eğitim sistemleri bilgi odaklı olmaktan çıkıp beceri ve girişimcilik odaklı bir hâl almaya başlamıştır. Bilginin önemi tabii ki inkâr edilemez ama günümüz teknolojisinde insanların bilgiye ulaşması çok kolaydır. Önemli olan, o bilginin kullandıkları beceriyi geliştirmesi ve girişimcilik cesaretini beslemesidir.

 

Gençlerimizde oluşturulması gereken bu farkındalık ile Endüstri 4.0’ın oluşturduğu hızlı değişime adaptasyon çabalarının oluşturulması ve Mesleki Teknik Eğitim Sistemimizde Endüstri 4.0’ın teknolojik unsurlarını 21.yüzyıl becerileriyle entegre eden yeni müfredat planlarımız ile gençlerimizin gelişimini sağlamalıyız. Amacımız, öğrencilerimizin bu becerilere hakim erdemli bireyler olarak yetişmeleri olmalıdır.

 

9) Endüstri 4.0 hususunda üniversitelerin konumu nedir?

Endüstri 4.0’ın eğitimden teknolojiye, finanstan sanata kadar yaygın bir etkisi oluşmaktadır. Bugün anladığımız manada ilk üniversiteler 11. yüzyılın sonlarında Avrupa’da (Bologna 1088, Paris 1150, Oxford 1167) ortaya çıkmıştır. Günümüze kadar önemli değişimler gösteren üniversiteler birçok safhalardan geçmiştir. İlk üniversiteler ağırlıklı olarak eğitimle ve bilgi aktarımıyla uğraşırken günümüz üniversiteleri ise daha fazla araştırma odaklı olmuştur.

 

Ancak geleceğin Eğitim 4.0 sistemine haiz üniversiteleri inovasyon, girişimcilik ve yüksek teknolojili üretim odaklı olacaktır. Doğayı keşfetmekten ziyade değer oluşturmaya yönelik bir rol, tek bir bilim dalı etrafında bilgi üretmek yerine disiplinler arası bir yöntem, ulusaldan ziyade küresel bir yönelim, akademisyenlerden oluşan bir yönetim yerine profesyonel bir yönetim yeni nesil üniversitelerin öne çıkan özellikleridir. Üst düzey düşünme becerileri gelişmiş, dijital öğrenmeye odaklı, bilgiyi üreten, transfer edebilen ve etkin bir şekilde kullanabilen, özgün tasarımlar yapabilen bireyler yetiştiren organizasyonlar olacaktır.

 

Üniversiteler, endüstrinin teknolojik gelişimine ve hızına ayak uydurmalı. Teknolojik gelişmelerde kılavuzluk yapmalı, endüstrinin gelişiminde lokomotif rolü üstlenmelidir. Sektörün pazara yönelik teknolojik bilgi ihtiyacını karşılamalı, problemlere kısa sürede çözüm üretmeli, ürün kalitesinin iyileştirilmesi ve verimliliğin arttırılması konularında rehberlik yapmalıdır. Buna karşılık üniversitelerinde sanayi sektöründen, araştırmaların arttırılmış bütçeler ile desteklenmesi, öğrencilerin mesleki gelişimine pozitif katkı sağlanması ve daha somut iş birliği platformları oluşturulması gibi beklentileri söz konusudur.

 

Endüstri 4.0 ve Eğitim 4.0 gerçeğine uyum sağlamak ve girişimci, yenilikçi bir üniversite olmak için eylem planı oluşturulması ve bu eylem planını hayata geçirecek profesyonel bir yapının kurulması gerekmektedir. Kurum ve bölge analizi, yükseköğrenim analizi, sektör, meslek ve teknoloji analizi ile durum tespiti yapılmalıdır. Üniversitedeki tüm süreçleri yönetecek, bireylerin ve birimlerin Ar-Ge ve yenilikçilik profillerini, performanslarını takip edecek, entegrasyonu sağlayabilecek, bilgilendirme ve bilinçlendirme faaliyetlerinde bulunacak, yeni iş modellerini geliştirecek bir yapı oluşturulmalıdır.

 

Teknoloji transfer ofisleri ile girişimcilik ve yenilikçilik koordinatörlüğü oluşturularak, ortak akıl arama ve karar verme konferansları düzenlenmelidir. Teknoparklarda teknoloji transfer ofisi yapılanması aracılığıyla ‘kuluçka ofisi’ kurulması ve öğretim üyelerinin ve öğrencilerin ticarileşme girişimlerinin desteklenmesi sağlanmalıdır.

 

Sanayi ve sektörlere özel lisansüstü derslerin açılması, girişimcilik, teknoloji ve inovasyon yönetimi temalı sertifika programlarının açılması ve faydalanan insan sayısının artırılması için programların cazip hale getirilmesi gerekmektedir. Girişimcilik, teknoloji ve inovasyon yönetimi, patent, fikri haklar gibi konularda konferans, seminer ve çalıştay gibi etkinlilerin sayısının arttırılması ile üniversite ve sanayi işbirliği geliştirilmelidir.

 

Sonuç olarak; Endüstri 4.0 başlığı altında devrim niteliğinde değişiklikler ve benzersiz olanaklar vaat eden bu süreci Ülke olarak iyi değerlendirmemiz gerekmektedir. Endüstri 4.0’ın global ekonominin her noktasında tüm sektörlere uzanan bir etkisi olacağı öngörülmektedir. 2020’ye kadar milyarlarca cihazın birbirine bağlı olacağı ve 20 yıl içerisinde verimlilik artışı ve maliyet düşüşleri sayesinde çok önemli oranda ekonomik katkı sağlanacağı tahmin edilmektedir. Bununla ilgili Ülkemizde ciddi bir bilinç oluşmaktadır. Ancak somut tedbirler almamız gerekmektedir. Ülke olarak Endüstri 3.0’dan Endüstri 4.0 geçiş stratejimizi ve yol haritamızı kısa süre içerisinde belirlememiz gerekmektedir.

 

Bu konunun tüm taraflara doğru aktarılması ve hızlı aksiyon alınabilmesi noktasında STK’lara da önemli görevler düşmektedir. Teknik Elemanlar Derneği olarak bizler; konunun teknik elemanlar tarafından takip edilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması noktasında kendimize düşen çalışmaları gerçekleştirme çabası içerisindeyiz.

 

 Gençler Soruyor un Konuğu Prof.Dr. Metin GÜMÜŞ - Haberler - İKEV - İlim Kültür ve Eğitim Vakfı   

Gençler Soruyor un Konuğu Prof.Dr. Metin GÜMÜŞ - Haberler - İKEV - İlim Kültür ve Eğitim Vakfı