Haberler

İSTANBUL BOĞAZI YENİ MİSAFİRLERİNE MERHABA DEDİ
Tarih boyunca şehir denince akla İstanbul, İstanbul denince de akla kuşkusuz Boğazın enfes güzellikleri gelmiştir. Birçok şiire, birçok acı tatlı hikâyeye ev sahipliği yapan İstanbul dünyanın tam kalbinde yer alır. Uğruna nice savaşların yapıldığı İstanbul’un sahibi olunmaz ancak misafiri olunur.  Anadolu’da İstanbul denince insanların hayalinde hep uçan martılar, seyir halinde olan vapurlar ve güneşin Asitane’ye doğru süzülmesi vardır. Çünkü İstanbul hayallerin şehridir. Hayali bir şehirdir.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da yüz binlerce öğrenci İstanbul ile ilk kez tanışma heyecanını yaşıyor. Bu yıl üniversiteye başlayan öğrenciler belki de hayatlarında ilk defa trafikte kalmak ve yoğunlukta kaybolmak gibi ana haber bültenlerinin vazgeçilmezlerine özne oluyor.

İstanbul’un bütün keşmekeşliği ve kargaşası arasında ürkek bakışlarla etrafı gözeten öğrenciler, hayalini kurdukları martıları ve vapurları bu hengâmede belki göz ardı ediyorlar.

Hoş geldiniz demek için, İstanbul’un zıtlıkları barındıran bir şehir olduğunu göstermek için İLİM KÜLTÜR VE EĞİTİM VAKFI –İKEV- olarak üniversiteye yeni kayıt yaptırmış öğrencilerle boğazın güzelliklerini temaşa ettik.

İstanbul Şehir Tarihi alanında uzman olan Süleyman Zeki Bağlan Bey’in rehberliğinde gerçekleştirilen gezide İstanbul yeni misafirlerine hoş geldin derken, misafirler de İstanbul’da olmanın huzurlu bir yönü olduğunu müşahede ediyor.

Camiler, yalılar, erguvanlar, her taşına sığmış bin yıllık tarih ve kültür ile İstanbul keşfedilmeyi bekleyen bir güzellik olarak karışımızda duruyor. Şair Nabi’nin dediği gibi;

İstanbul hep var ve hep misafir ağırlıyor.

Bu şehr-i Sitanbul ki bi misl ü behâdır
Bir sengine yek pâre Acem mülkü fedâdır
Bir gevher-i yekpare iki bahr arasında

Hurşîd-i cihan-tâb ile tartılsa sezâdır